Embed

Tatavla

 

13 Kasım 1918
 
İşgal kuvvetlerinin İstanbul’a yerleştiği tarih.
 
Vahdettin’in elinden bir şey gelmediği,
 
Ülkede yabancıların “cirit attığı” zamanlar.
 
*
 
Türklerin “ben TÜRK’ÜM” diyemediği,
 
ama…
 
Rumların “ben Rum’um” dediği dönemler…
 
*
 
13 Kasım 1918 de yabancı bir devlet halini alan kent,
 
6 Ekim 1923’de özüne dönmüş…
 
*
 
Ve
 
Hüseyin Özbek Hoca o tarihin hatırlatması yapmış,
 
diyor ki,
 
“6 Ekim diye bir şey var, siz nerdesiniz?”
 
Evet bu mealde yazmış…
 
Ve
 
6 Ekim’in,
 
düşman çizmelerinin altından kalkmanın,
 
özgür olmanın simgesi olduğunu hatırlatmış.
 
*
 
Evet,
 
Hocamın dediği gibi,
 
Mehmetler şehit vermişiz o dönemler.
 
Ama
 
dönüp bakmamışız ‘kafamızı çevirip’…
 
6 Ekim geçip gitmiş…
 
*
 
Bir ülkenin kurtuluşuna vesile olanlara;
 
canını verenlere vefa borcumuzu ödememiş,
 
ödeyememişiz…
 
Geçmişte ve şimdi olduğu gibi…
 
*
 
Küçükken rahmetli babama sormuştum,
 
Fatih Sultan Mehmet olmasaydı İstanbul bizim olur muydu?” diye,
 
Bana verdiği cevap şuydu,
 
“Fatih olmazsa İstanbul bizim olmazdı ama,
 
 Atatürk olmasa idi, İstanbul bizim olmaya devam etmez,
 
hatta Türkiye olmazdı…
 
*
 
Atatürk’e düşmanlık yapanlar şunu sormalı kendilerine:
 
Biz neden düşmanız Atatürk’e,
 
bağımsızlık mücadelesi yaptığı için mi?
 
Rum esaretini engellediği için mi?
 
İngiliz ve Fransızlara boyun eğmediği için mi?
 
Yoksa,
 
‘niyet okuma’ olarak algılamayın ama,
 
İçki içtiği için mi?
 
*
 
Ve şunu sormalı,
 
6 Ekim günü milli irade olmasaydı,
 
Tatavla “Kurtuluş” adını alır mıydı?
08.10.2012
Seyfi UZUNKÖK

Twitter Adresim
Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !