Düğmeye basıldı

 

Ellerinde numaralarla mahkumlar vardır hani,
 
poz verirler gardiyana,
 
o’da resminizi göğsünüzdeki numaranızla beraber çeker…
 
Aynen o görüntü aklıma geldi polisleri görünce…
 
Hürriyet Web’de ki görüntüden bahsediyorum…
 
*
 
Kantinci:
 
"Sen bakma benim ‘kantinci’ olduğuma,
 
AKP Gençlik Kolları Başkanıyım.
 
Gerekirse senin üzerindeki üniformayı soydururum"
 
diyor polise, devamında malum kavga ve karakol…
 
*
 
Sonra…
 
Sonra vekil oğlu geliyor karakola…
 
polise,
 
"Alper! Gözlerimin içine iyi bak,
 
sen beni iyi tanımıyorsun.
 
Tanıdıktan sonra kim olduğumu öğreneceksin!" diyor…
 
*
 
Ve öğreniyor polis,  karşındakinin kim olduğunu…
 
*
 
Milletvekili yakını yüzleşiyor,
 
Polis soruyor,
 
“Bu mu seni iten?”
 
“Yoksa şu mu?”
 
“Hangisi canım söyle…”
 
*
 
Şöyle diyor polis; dizili polislere,
 
“küfür etse bile ses etmeyin”
 
*
 
Burada bir nokta koyacağım…
 
*
 
Olaya iki farklı yönden bakacağım.
 
Birincisi,
 
Manşet olabilecek haberler,
 
gündemi sarsacak olaylar olurken,
 
neden bunlar manşet yapılmadı da,
 
Şimdi yapılmaya başlıyor?
 
*
 
Sonra neden,
 
Polis bu haberi basına veriyor?
 
Kamera görüntülerindeki polisleri,
 
Polis mi rencide ediyor, vekil oğlu mu?
 
Yani,
 
Sıraya dizen vekil oğlu mu,
 
Yoksa polis mi?
 
*
 
Karakolda yüzleştirme yapılırken,
 
ajitasyon uygulanmamış mıdır?
 
Hangi yüzleşmede böyle bir görüntü olur.
 
T.C tarihinde var mı böyle bişey…
 
*
 
Gelelim ikinci kısma;
 
“Beni kantinci gibi görme,
 
Ben AKP Gençlik Başkanıyım…
 
diyor,  arkadaş…
 
Akabinde bir şey daha ortaya çıkıyor.
 
Kantin denilen yerin ‘emniyetin kantini’ olduğu.
 
*
 
Oranın işletmesini alırken de,
 
“Ben AKP Gençlik Kolları Başkanıyım,
 
Bana bu kantini verin” mi demiştir acaba…
 
Muhtemelen böyle demiştir…
 
Yok yok kesin öyle demiştir…
 
*
 
AKP adının geçtiği iki olay daha yaşadık aynı zaman içinde…
 
İlki,
 
Ak Parti’li bir belediye başkanın,
 
Bir esnafın dükkanına giderek,
 
Vatandaşı dövmesi…
 
*
 
İkincisi,
 
Ramazan’da olduğumuz şu günlerde,
 
Ak Parti Milletvekili Türkeş’in oğlu,
 
Ahmet Kutalmış’ın, güzel bir mankenle birlikte tatil yapması…
 
*
 
Yaşanan benzer olaylar önceleri olmuyor muydu?
 
Oluyordu…
 
Peki, basın yanlışları 10 yıldan sonra mı görmeye başladı?
 
Tabiî ki hayır…
 
*
 
Bu olaylar,  şu gerçekleri de ortaya koyuyor:
 
Ak Parti’nin birilerinin tavuğuna “kışt” dediğini,
 
bu sebeple yanlışlarının artık deşifre edileceğini…
 
intikam almak isteyen darbecilerin mevzilendiğini…
 
Ak Parti adı kullanılarak çekilen peşkeşi…
 
Ak Parti’ye karşı düzenlenen bir komployu…
 
Ben böyle anladım…
 
*
 
Ve ayrıca,
 
Bu siyaseti yıllardır takip ediyorsam,
 
Ve
 
yıllardır yazdığım yazılardan sonra,
 
gelişmeler beni teyit ediyorsa,
 
Bu yazdığımı da edecektir:
 
Birileri birilerinden desteği çekti,
 
ya da çekecek…
 
derenin suyu farklı yöne akacağa benziyor.
 
Tek bir ifadeyle özetlersek,
 
“Ak partiyi yok etmek için düğmeye basılmıştır…”
 
*
 
Yanılmış olmayı çok isterim…
 
---
 
Sağlıcakla kalın…
28.07.2012
Seyfi UZUNKÖK

Tweetlerim
Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !